YENİ DÜNYA:
Dünyamız her geçen gün değişmekte ve gelişmekte. Tıpkı bizler gibi insanlarda her geçen gün değişiyor ve gelişiyor. Son yüz yılda yaşanan sıçrama ve ivmelenme atalarımızın hayal bile edemeyeceği bir dünyada yaşama fırsatı sundu bizlere.
Bakalım bu yeni dünya daha mı iyi yoksa daha mı kötü gelin birde bunu değerlendirelim. İnsanların elbette ki hepsi gelişmedi. Geri kalmış toplumlarda günümüzde halen yaşam sürmekteler. Ancak patlayan nüfus ile birlikte ihtiyaçlar her geçen gün artmakta ve dünyanın kaynakları ise sınırlı.
İnsanlık her zaman ve her çağda olduğu gibi, Açgözlü ve doyumsuz olamaya devam ediyor. Kişisel çıkarlar herşeyin önünde geliyor. Bu dünyamızı yaşlandırdı ve tüketti. Herkesin bildiği üzere global iklim değişikliğinin artık geri dönüşü yok ve kimsede bu konudan rahatsız görünmüyor.
Günümüzde belli toplumlarda sağ düşüncenin yükseldiği gözlemlense de gelecek kuşak giderek tek tanrılı dinlerden ve dinden uzaklaşıyor. Çoğu yaradan güce inansa da herhangi bir dine mensup olmayı tercih etmiyor. Bir savaş olsa dahi hiçbir siyasetçinin kararı yüzünden can almak ya da can vermek istemiyor.
Maalesef sevgisizlik her şeyi yutuyor, günümüzde tahammülsüzlük çok ciddi boyutlarda ve kimsenin sabrı yok. Herkes, her şeyi, hemen istiyor. Bütün bu bilgiler eşliğinde enerji krizi ve gıda krizi eski tabiriyle kıtlık kaçınılmaz görünüyor. Her zaman olduğu gibi insanoğlu başına gelmeden ders almayacağı için bu günlerin gelmesini dört gözle bekliyor gibi görünüyor.
Robotlar herkesin işini elinden alabilecek bir gelecek vaad ediyorlar. Metaverse tamamen dijital bir evrende yaşamayı. Starlink herkesin en uygun şekilde ulaşabileceği interneti ve neurolinkte doğrudan beynimizin ağa bağlanmasını vaad ediyor. Herşeyin çok hızlı geliştiği ve şekillendiği dünyada insanlar için en önemli konu adaptosyon. Her güzel şeyin mutlaka bir bedeli oluyor bu hayatta, insanlık içinde bedel ödeme zamanı çok uzak bir gelecekte görünmüyor?

